İlişkiler çoğu zaman yalnızlığın panzehiri olarak görülür. Ancak bazı bireyler için en yoğun yalnızlık, bir ilişki içindeyken yaşanır. Fiziksel olarak birlikte olmak, her zaman duygusal temasın kurulduğu anlamına gelmez. Bu durum psikoloji literatüründe ilişkisel yalnızlık olarak ele alınmaktadır (Weiss, 1973).
İlişkisel yalnızlık, kişinin bir ilişki içinde olmasına rağmen anlaşılmadığını, görülmediğini ya da duygusal olarak karşılık bulamadığını hissetmesiyle ortaya çıkar.
İlişki İçinde Yalnızlık Nasıl Oluşur?
Araştırmalar, yalnızlık duygusunun yalnızca sosyal temasın azlığıyla değil, temasın niteliğiyle ilişkili olduğunu göstermektedir (Cacioppo & Hawkley, 2009). Duyguların konuşulmadığı, ihtiyaçların ifade edilmediği ilişkilerde yalnızlık hissi derinleşebilir.
Görülmeme Hissi ve Duygusal Kopukluk
İlişkilerde yalnızlığın merkezinde çoğu zaman görülmeme hissi yer alır. Kişi duygularının karşılık bulmadığını hissettiğinde, zamanla kendini geri çekebilir (Johnson, 2019).
Sonuç
İlişkilerde yalnızlık, bir eksiklikten ziyade duygusal bağın zayıfladığına dair bir işaret olarak değerlendirilebilir. Bu durum fark edildiğinde, iletişim biçimlerini yeniden ele almak mümkün olabilir.
Kaynakça
Weiss, R. (1973). Loneliness: The Experience of Emotional and Social Isolation. MIT Press.
Cacioppo, J. T., & Hawkley, L. C. (2009). Perceived social isolation.
Johnson, S. (2019). Attachment Theory in Practice. Guilford Press.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi niteliği taşımaz.